2010 Mayıs | Suna Dumankaya > Ahmet Maranki > İbrahim Saraçoğlu > Ender Saraç

Mayıs, 2010

Sponsorlu Bağlantılar
Page 1 of 812345678

Gebelik tümörü lazerle tedavi ediliyor

Cuma, Mayıs 28th, 2010

tıp alanında birçok hastalığa cerrahi müdahele yapılıyordu. fakat günümüzde lazer ile tedavi bunun biraz önüne geçecek gibi görünüyor.

Hamileliğinin ilk üç ve son üç ayında anestezi alması sakıncalı olan anne adaylarının dişlerinde gelişen ‘gebelik tümörü’, lazerle tedavi ediliyor.

İzmir’de özel bir ağız diş sağlığı merkezinin kurucusu Doç.Dr. Gülay Vural, “Gebeliğin son üç ayında bağ dokusu dediğimiz yumuşak dokularda gevşeme oluyor. Doğum olayının olabilmesi için bu hormonal bir aktivite. Gebeliğin son döneminde diş etlerinde gevşemeler, kanamalar, şişmeler görüyoruz. Hatta bazı bölgelerde bu o kadar ileri gidiyor ki bir bağ dokusu olan diş eti dokusunda da yer yer büyümeler oluyor. Buna gebelik tümörü diyoruz” dedi.

HER 20 GEBEDEN 1′İNDE VAR

Doç. Dr. Vural, tümörlerin bazen dişlerin arasında kocaman kitleler haline gelebildiğini söyledi. Doç. Dr. Vural şunları kaydetti: “Çok kanamalı, her yeme sırasında, ağıza her lokma alınışında kanayan, bir türlü kopmayan polipler tarzında oluşumlar bunlar. Her 20 gebeden birinde görülüyor. Dişlerin aralık olması, üst üste binmiş olması diş eti hastalıklarını tetikleyen bir durum, bu kişilerde daha çok görülüyor.

Üstten dişlerin iç kısmında ya da öne taşmış, alt ön dişlerin tümünde olabiliyor. Hamilelerin az fırçaladığı yanlarda da olabilir. Ya da küçük bir bir çürük vardır, iki dişin arasında gözle görülmüyordur, orada diş eti büyümeye başlar, dışarı çıkar, kitle haline dönüşür. Bu tümör habis değildir, hatta doğumdan sonra yavaş yavaş kaybolabilir. Ama her tür iyi huylu doku birikimi eğer ortadan kaldırılmıyor, gerekli tedavisi yapılmıyorsa habise dönme ihtimali her zaman olan bir şey. Bu tümörün bebeğe bir zararı yok. Anneye ise acı veriyor, estetik açıdan da kendini kötü hissetmesine yol açıyor.”

“GEBELİK TÜMÖRÜ CERRAHİ YÖNTEMLE ALINAMAZ”

Ağız diş sağlığının herkes için önemli olduğunu ancak gebelikte daha da önem kazandığını vurgulayan Doç. Dr. Gülay Vural, anne adaylarına hamilelik öncesinde ve üç ayda bir dişhekimi kontrolü önerdi. Bu tümörün hormonal kaynaklı olduğu için önlenemeyeceğini, ancak iyi bir bakımla diş eti hastalıklarına karşı koruma sağlanabileceğini belirten Doç. Dr. Vural, “Gebelik tümörü, son aylarda geliştiği için anne adayının anestezi alması çok riskli. Yani bu tümör cerrahi yöntemle alınamaz. İğnesiz, kansız tedavi ise lazerle mümkün. Üstelik birkaç dakikada sorun ortadan kalkıyor” diye konuştu.

nedir bu acai? herkes acai meyvesini konuşuyor

Perşembe, Mayıs 20th, 2010

bir çeşit üzümdür. ilk mehmet özden duymuştum.

Acai Üzümü; senelerden beri antioksidan etkisi yüksek olan bir meyve olarak bilinir ve kilo vermede inanılmaz etkilidir. Gereksiz iştahı önler, spor etkinliklerinde enerji verir. Metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağlar. Tatlıya olan düşkünlüğü ve zamansız tatlı krizlerini önler. Bölgesel yağların yakımını sağlayarak kilo kontrolünü kolaylaştırır.
Santevit Acai Berry; Acai Meyvesi’ni evinize getiriyor!
Zayıflamak için yurtdışına gidip Acai Üzümü aramanıza gerek yok! Santevit Acai Berry; Acai Üzümü’nün mucize etkisini tablet haline getirdi!

Neyi bekliyorsunuz kilo vermek için, bir mucize mi? İşte size mucize! Hem de bir tık ötede…

Santevit Acai Berry’nin içeriğindeki ana madde Acai Meyvesi’dir. Acai metabolizmanızın daha düzenli çalışmasını sağlar, bölgesel yağlarınızı kırarak size daha sıkı, formda bir vücut verir. Kilo verdirici etkisinin yanı sıra; antioksidan özelliği ile bağışıklık sistemini güçlendirir, kan dolaşımını hızlandırır, kolesterolü dengeler. Sindirim sisteminizi düzenler. Acai aynı zamanda hücrelerinizi yenileyerek yaşlanma etkilerini geciktirir.

Diğer zayıflama ürünlerinin aksine Santevit Acai Berry yüzde yüz doğal formülüyle vücudunuzdan vitamin ve mineralleri atmadan zayıflamanızı sağlar. Santevit ile vücuttaki su oranınızı değil, yağlarınızı yakarsınız.

Santevit Acai Berry diğer zayıflama ilaçlarına göre en etkili sonucu verir. Tamamen bitkisel olan formülü Acai Meyvesi’nin inanılmaz etkisini Yeşil çay, L-Carnitin ve Krom ile ikiye katlar. Santevit ile ayda 8 kilo verebilirsiniz!

Kilo vermeye başlamak için hemen şimdi Tıklayın, formunuzu yakalayın!

İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra 12 şehre 3 saatte teslimat ve kapıda ödeme avantajını kaçırmayın. Santevit Acai Berry Aynı Zamanda Seçkin Eczanelerde! İster tıklayın siparişinizi verin, kapınıza 3 saatte gelsin, ister en yakın eczaneye uğrayın. Daha detaylı bilgi için 7/24 aktif sipariş hattı 0 216 528 28 28 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

sabah.

hamilelikte yoga yaparken dikkat etmeniz gereken huhslar

Pazartesi, Mayıs 17th, 2010

hamilelik döneminde yoga yaparken dikkatli ve bilinçli olmamı gerekiyor.

Son dönemde hamileleri de etkisi altına alan pilates ve yoga merakı, uzmanları harekete geçirdi. Doktorlar, bilinçsizce yapılan hareketlerin bebek ölümüne bile yol açabileceğine dikkat çekti!

Son yıllarda popüler hale gelen pilates ve yoga, şimdilerde hamile kadınların da gözdesi oldu. Hatta bu konuda talepler o kadar arttı ki, Türkiye’nin birçok yerinde hamile yogası ve pilates dersleri verilmeye başlandı. Ancak hamileler için çok faydalı olduğu iddia edilen pilates ve yoga, son zamanlarda tıp dünyasında tartışma konusu olmaya başladı. Bu tartışmayı fitilleyen ise halen altı aylık hamile olan ünlü oyuncu Yeliz Yeşilmen’in kısa bir süre eğitim aldığı hamile yogası adı altında DVD hazırlaması oldu. Neredeyse her gün televizyonda yayınlanan zayıflama ve bitki kitapları tanıtımlarına da tepki gösteren uzmanlar “Bu insanların söylediklerine itimat etmeyin” diyerek halka uyarıda bulunuyor.

DÜŞÜK RİSKİ
Uzmanlar, “Bu tarz DVD’ler ya da çalışmalar ancak uzman hekimin öğretisi ya da hemşirelerin eğitimiyle yapılabilinir. Yoksa hamileler bilinçsizce yapılan hareketler sonucunda bebeklerini düşürebilir” şeklinde konuşuyor.

Cildinizi yaza hazırlayın onu besleyin

Pazartesi, Mayıs 17th, 2010

yaz mevsimine sağlıklı ve güzel bir cilt ile girmeniz için öneriler.

Vücut ağırlığının yüzde 60’ı sudan oluşur. Yaş ilerledikçe bu oran azalmaya başlıyor. Bu da cildin kurumasına ve yüzde kırışıklıklar oluşmasına neden olur. Cildinizi içeriden beslemek için günde 8 bardak su için.

Her sabah kahvaltıda C vitamini deposu olan maydanozdan tüketerek cildinizin bağ dokusunu güçlendirin.

Cildinizin ışıltılı görünmesi için kırmızı-turuncu renkli mevsim meyvelerini tüketin. Çilek yemenin tam zamanı.

Günde 1 kase haşlanmış brokoli yiyerek cildinizi nemlendirin. A ve C vitamini deposu olan brokoli, cildinizin elastikiyetini korur.

Omega -3 yağ asitleri zengin olan balık, cilt sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Haftada 2 gün balık tüketin.

Açık havada düzenli olarak yapacağınız tempolu yürüyüşler kan dolaşımını hareketlendirip cildinizi daha ışıltılı hale getirir. Haftada en az 3 gün 45’er dakika yürüyün.

doğal ürünler hakkında bilgilendirme

Cuma, Mayıs 14th, 2010

günümüzde özellikle şifalı bitkilerden yapılan doğal ürünler ve diğerleri hepsi değil ama bazıları zararlı

Doğal güzellik ürünü olarak satılan her ürün, gerçekten doğal mı? Alırken nelere dikkat edilmeli? S.G./Ankara
Doğal güzellik ürünleri, her zaman cilde en çok yararı sağlamıyor. Bazı durumlarda bu ürünlerin içerdiği doğal veya organik maddeler, ciddi alerjik reaksiyonlara sokabiliyor. Hatta İngiliz Dermatoloji Dergisi’nde yayımlanan bir çalışma sık kullanılan lavanta ve yasemin gibi bitkilerin bile bazı kişilerde alerji yaratabileceğini gösterdi. Ayrıca doğal veya organik olduğu belirtilen birçok ürünün içinde kimyasal maddeler de barındırdığı ortaya çıktı. Bu nedenle alışveriş yaparken mutlaka okuma gözlüklerinizi yanınıza alın ve ürün etiketlerini dikkatle inceleyin. Organik ürün alırken sertifikalı olanları tercih edin.

Menopoza hazırlanma rehberi
45 yaşındayım. Menopoz dönemini rahat atlatabilmek için ne gibi önlemler almalıyım? N.D./İstanbul
Öncelikle uzman bir hekimden hormon tedavileri hakkında bilgi alın. Hazırlıklarınıza pelvik ve meme muayeneleri ile başlayın. Smear testi ve mamogram yaptırarak devam edin. Bu dönemde meydana gelecek cinsel isteksizlik, vajinal kuruluk ve orgazm sorunları için cinsel tıp hekimlerine başvurun.

AZ YAĞLI YİYİN
Bu arada menopozda karşılaşacağınız en önemli problemlerden biri de kalp sorunlarıdır. Bu nedenle genetik mirasınızda kalp ve damar hastalığı, inme ve hipertansiyon sorununiz varsa kan basıncı, kolesterol, trigliserid ve ürik asit düzeylerinizi izleyin. Östrojen kaybıyla ilerleyen kemik erimesi için kemik yoğunluğu testlerinden yararlanın ve doktorunuzla uygun tedavi seçeneklerini tartışın. Ayrıca menopoz sürecinde sıklaşan eklem sorunları için de fizyoterapi, ilaç tedavileri ve glikozamin, kondroidin sülfat ve kollajen hidrozilatı gibi destekler hakkında doktorunuzla görüşün. Yaşlanmaya bağlı oluşan doğal metabolizma yavaşlaması menopozdaki hormon kaybı ile artar. Buna bir de sık görülen tiroit tembelliği, insülin direnci gibi problemler eklendiğinde menopozda kilo artışı kaçınılmaz hale gelir. Bu nedenle yeni bir beslenme ve aktivite planı oluşturun. Düşük yağlı, bol posalı, az kalorili yiyecekler ile kan şekerinizi kademeli yükselten tam tahıllar, kuru baklagiller, Omega- 3, kalsiyum, D vitamini ve antioksidan zengini besinlerden faydalanın. Bu arada doymuş ve trans yağ alımınızı azaltın. Alkol, sigara ve kafein tüketiminizi sınırlayın. Bu dönemde östrojen etkili bitkilerden de yararlanabilirsiniz. Örneğin; soya sütü, sizin için faydalı olacaktır.

Yemekten sonra nane çayı için
Yemek sonrasında midem çok şişiyor ve devamlı gaz sorunu yaşıyorum. Aldığım ilaçlar da yeteri kadar etkili olmuyor. Ne yapabilirim? H.B./Konya
Yemek sonrası hazımsızlık çekenlerin ve gaz probleminden yakınanların sayısı bir hayli fazla. Oysa, yemek pişirirken yiyeceklerinize katacağınız sağlıklı otlarla bu rahatsızlığın önüne geçmeniz mümkün. Nane, dereotu, kimyon, yaban turbu, defne, maydanoz, rezene, tarhun, kimyon, tarçın ve zencefil midenizi rahatlatan otlardan bazılarıdır. Bu otları dilediğinizde kaynatarak çay şeklinde de içebilirsiniz. Özellikle papatya ve nane çayları yemeklerden sonra rahatlatıcı etkiye sahiptir. Burada unutmamanız gereken gaz ve hazımsızlık şikayetlerinizin sürekliliğidir. Eğer uzun süredir devam eden veya giderek artan problemler yaşıyorsanız, mutlaka uzman bir hekime danışın.

Page 1 of 812345678