Bitkisel Kürler | Suna Dumankaya > Ahmet Maranki > İbrahim Saraçoğlu > Ender Saraç - Part 9

Bitkisel Kürler

Sponsorlu Bağlantılar

Bel Fitigi Tedavisi Yontemleri

Cumartesi, Mart 6th, 2010

Bel Fıtığı Tedavisi ve Bel Fıtığı Tedavi Yöntemleri ender saraç bel fıtığı – bel fıtığı tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir

Tedavinin amacı ağrıyı azaltmak, ağrının yerleşmesini ve tekrarlamasını engellemek ve aktif yaşama ve işe dönü­şü sağlamaktır. Ağrılı atak döneminde ve kronik dönemde farklı tedaviler uygulanır.

Ağrılı atak dönemindeki tedaviyi açıklar mısınız?
Ağrılı atak döneminde bacakta ağrı ve karıncalanma, güçsüzlük, idrar ve dışkılama sorunları varsa acilen heki­me başvurulmalıdır. Sadece bel ağrısı varsa hastaya aşağı­daki uygulamalar önerilir:
Birkaç gün uygun pozisyonda yatak istirahatı,
Basit ağrı kesici ilaçların kullanımı,
Yüzeysel sıcak/soğuk uygulamaları (ağrılı atak döne­minin ilk üç gününde soğuk, sonra sıcak uygulama).
Bu uygulamalara rağmen bel ağrısı azalmıyor ve baca­ğa yayılıyorsa hekime başvurmak gerekir.

istirahatın nasıl olması gerektiği konusunda biraz ay­rıntı verebilir misiniz?
Eski yıllarda bel ağrılı bel fıtıklı hastalara haftalarca yatak istirahatı önerilirdi. Günümüzde istirahatın zararlı etkileri anlaşıldığından bel ağrılı hastaya sadece birkaç gün süreyle yatak istirahatı öneriliyor. Ancak ağrı bacağa ve/veya ayağa yayılıyorsa, karıncalanma, uyuşma gibi bel fıtığına uyan yakınmalar olduğunda uygun pozisyonda is­tirahat süresi doktorun önerisiyle 2-3 haftaya kadar uzatı­labilir.

Yatma sırasında belin ve dizlerin altına yastıkla destek sağlanarak uygun pozisyon verilir. Uzun süreli istirahat, kaslar, kemikleri zayıflatarak kondisyonu bozduğu için önerilmez. Kondisyon bozulduğunda iyileşme geciktiğin­den mümkün olduğunca istirahattan kaçınılmalı ve nor­mal yaşama erken dönmeye çalışılmalıdır.

Bel sorunu olan kişilerin yattığı yatak nasıl olmalı? Bel ağrılı hastalara sıklıkla sert yerde yatmaları önerilir, oysa çok sert yatak yakınmaları daha da artırır. Hastaya sert yerde yatması önerildiğinde genelde evinde halı üzerine bir battaniye koyarak yatar. Ertesi gün yakınmaları daha da artar. Oysa yatak ne çok sert ne de çok yumuşak olma­lıdır. Yatağın omurganın kavislerini desteklemesi önemlidir. En basitiyle ideal yatak, tahta ve sunta üzerine konulmuş yaklaşık 10 cm kalınlığında pamuk ya da yün yataktır.

Ortopedik yatak, bel sağlığı için uygun yatak mı de­mektir?
Ortopedik yatak sözcüğü çok sık kullanılmaktadır. Ke­lime olarak ortopedik kelimesi vücuda uygunluğu gösterir. Yatağın uygunluğu kişinin vücut yapısına göre değişir.

Yüzükoyun yatış pozisyonu önerilmez

Yatakta uygun yatış pozisyonu nasıl olmalıdır?
Ağrılı dönemde sırtüstü yatarken belin ve dizlerin altı­na konan küçük bir yastık bacağın gerginliğini azaltarak beli rahatlatır. Yan yatılan pozisyonda bacakların arasına küçük bir yastık konulabilir.

Yüzükoyun yatma önerilmez. Ayrıca bu pozisyon bo­yun için de zararlıdır.
Yüzükoyun yatma sırasında hastaya karnının altına küçük bir destek koymasını öneriyoruz.

Yastıkla ilgili bir kriter var mı?

Yastığın da boyun kavisini destekleyecek yükseklikte olması boyun sağlığı için önemlidir. Hiç yastıksız yatmak ya da yüksek yastıklar boynu zorlayarak zarar verebilir.

Tedavide kullandığınız ilaçlarla ilgili de biraz bilgi verir misiniz?
Bel fıtığı tedavisinde kullanılan ilaçlar, ağrı kesici, ilti­hap giderici ve kas gerginliğini çözücü ilaçlardır. Genellik­le bu ilaçlar bir arada kullanılır. İlk önerilen basit ağrı ke­sici dediğimiz parasetamoldür. Bunun dışındaki tüm diğer ilaçlar doktor önerisiyle alınmalıdır.

Antienflamatuar diye adlandırılan ve iltihabı azaltan ilaçlar ilaç sektöründe en çok tüketilen ilaç grupları ara­sındadır. Çok farklı kimyasal yapıları olan bu ilaçların et­kinlikleri arasında farklılık yoktur. Bu ilaçların ağrı ve di­ğer yakınmaları azaltarak tedavi etme etkileri yanında mi­de, bağırsak, kalp, karaciğer, böbrek ve kemik iliği üzerin­de yan etkileri vardır. Mide ülserli bir hastaya bu ilaçlar verildiğinde mide delinmesine kadar varabilen kötü sonuç­lar oluşabilir. Kas gevşetici ilaçların ise dikkat ve konsan­trasyon üzerinde yan etkileri görüldüğünden araba kulla­nanlar ve dikkat gerektiren işlerde çalışanlar bu konuda uyarılmalıdır.

Ağrı uzun sürdüğünde depresyon gibi psikolojik so­runlar gelişmişse psikiyatri doktorunun değerlendirme­siyle gerekli tedavi önerilir. Bel fıtığına bağlı sinire baskı sonucu oluşan ağrı, uyuşma ve karıncalanma gibi yakın­malar bu ilaçlara cevap vermeyebilir. Günümüzde hasta­yı çok rahatsız eden bu yakınmaları azaltmak için yeni çıkan ilaçlar kullanılmaktadır.

İlacın doğru kullanılması için bir uyarınız var mı?

Ağrıyı azaltma etkisi yanında ciddi yan etkisi de ola­bilen antienflamatuar ilaçlar doktorun önerisiyle etkin dozda ve hastaya göre değişmekle beraber 2-3 hafta sü­reyle kullanılmalıdır.
Rasgele, sadece ağrı olduğunda ilaç kullanımı doğru değildir. Bunun için hastaya ilacı ne şekilde kullanacağı hekim tarafından açıklanmalıdır.

Deride Görülen Kırmızılıklar

Cumartesi, Mart 6th, 2010

Deride Görülen Kırmızılıklar Epilasyon sonrasi kirmiziliklar icin oneriler

Deri damarlarının genişlemesine bağlı ola­rak kanın o bölgeye fazla toplanması ve kızarması, eritem dediğimiz en basit bir deri harabiyetini yani deri lezyonunu mey­dana getirir. Mekanik eritem : İki hassas deri yüzeyi­nin devamlı olgrak birbirine değmesi ya da yabancı bir maddenin deriye devamlı olarak temas etmesi ile oluşan tahrişe halk arasında pişik denir. Deri kızarır, ağrır ve çoğunlukla nemlidir. Pişik en çok koltuk altlarında, kasıkta, apış arasında, meme altlarında, deri kıvrımlarında ve par­mak aralarında olur. Bu eritemlere mikrop ve mantarlar da eklenirse intertrigo deni­len pişikler meydana gelir. Süt çocukları­nın kalça ve apış aralarında çok görülür.Tedavide antiseptik pudra ve solüsyonla­rın kullanılması uygundur. Çinko oksitli merhemler de kullanılır. Temizlik çok önemlidir. Bununla birlikte ilk başta yapıl­ması gereken, pişiği doğuran nedeni orta­dan kaldırmaktır.Fizik eritemler: Güneş, suni ışık kaynak­ları, röntgen ışınları, sıcok ve soğuk gibi etkenler de deride fizik eritemlere sebep olurlar. Herkesin bildiği güneş yanığında önce canlı kırmızı bir eritem vardır. Daha ileri derecede yanıklarda ödem ve bül gö­rülür, yani deri su toplar ve sonra soyulur.

Dr. M. Ender Saraç’tan selülit için tavsiyeler

Cumartesi, Mart 6th, 2010

Bitkisel takviyeler: Ananas özlü haplar, papaya hapları, ayurveda tabletleri, enginar hapları, gotu kola, ve zencefil hapları bu konuda yararlıdır. Piyasadaki güvenilir ve ruhsatlı olan bazı markaların ürün karışımlarından olan hapların diyet+ beslenme + spor kurallarına da uymak koşulyla yararlı etkisi olabilir. Eğer sadece bir selülit hapını kullanır ve bahsettiğim diğer kurallara dikkat etmezseniz sonuç başarılı olmaz.
Bitki çayları: hiçbir çay veya baharat tek başına selüliti yok etmez, ancak yeşil çay, biberiye çayı, rezene çayı, zencefil, mısır püskülü ve maydanoz bu konuda yardımcı olabilir.
Baharatlar: Zencefil, biberiye, zerdeçal, mercanköşk, maydanoz ve kereviz sapı faydalıdır.

Beslenve, masaj, özel selülit yağı ve genel olarak dikkat edilmesi gerekenler ile ilgili bilgiyi Dr. M. Ender Saraç’ın Doğanın Şifalı Eli kitabında bulabilirsiniz.

Dr. M. Ender Saraç / Doğanın Şifalı Eli

bembeyaz dişlere sahip olmak bir hayal değildir. neden mi?

Pazartesi, Mart 1st, 2010

aşağıdaki madde ve bilgilerdeki adımları uygulayarak bembeyaz dişlere kavuşmak sizin için hayal değil..

1. Beyaz diş diyeti uygulayın. Eğer çok fazla siyah çay ya da sigara içiyorsanız, bunun dişleriniz üzerindeki sonuçlarına da katlanmak zorunda kalırsınız. Dişlerinizde leke yapabilecek yiyecekler yediğinizde ya da içtiğinizde hemen dişlerinizi fırçalayın ya da iyi bir beyazlatma maddesi kullanın. Tüm bunlara alternatif olarak, bir elma yiyebilirsiniz.

2. En az 2 ya da 3 ayda bir diş fırçanızı atın ya da elektrikli diş fırçanızın başlığını değiştirin. Aksi halde, dişlerinizi fırçalarken sadece bakterileri ağzınıza taşımış olursunuz.

3. Dişlerinizi 45 derecelik açıyla dairesel hareketlerle yavaş yavaş fırçalayın. Dişlerinizi fırçalarken diş minelerine zarar vermemeye özen gösterin.

4. Nefesinizi tazelemek ve diliniz üzerindeki plağı kaldırmak için dilinizi her sabah dil temizleyiciyle temizleyin. Kötü ağız kokusunun bir nedeni de dil üzerinde üreyen bakterilerdir. Günlük dil temizliği ağız kokusunu uzaklaştırmaya yardımcı olur.

5. Arıtıcı gıdalar yemelisiniz. Doğal diş fırçası olarak bilinen elmanın yanı sıra çiğ havuç, patlamış mısır ve kereviz yiyebilirsiniz. En iyi sonuç için, akşam yemeğinden sonra bu yiyecekleri yemelisiniz.

6. Sabahları elma sirkesiyle gargara yapın ve sonra dişlerinizi fırçalayın. Sirke, lekelerin yok olmasına, dişlerinizin beyazlamasına ve ağzınızdaki, dişetlerinizdeki mikropların ölmesine yardım eder.

7. Dişlerinizi beyazlatmak ve lekeleri yok etmek için haftada bir kez karbonatla fırçalayın. Diş macunu yerine karbonat sürün. Diş macununa alternatif olarak tuz da kullanabilirsiniz. Dişetlerinizi tazelenmiş hissetmeye başlarsanız, dişlerinizi tuzla iki günde bir fırçalayın.

8. Nefesinizi taze tutun. Nefesinizin tazeliğini kontrol etmek için avucunuzun içini yalayın ve henüz yaşken koklayın. Eğer bir şey kokuyorsa, şekersiz naneli şeker yiyebilir ya da alkolsüz ağız gargarası kullanabilirsiniz. Piyasada satılan reçetesiz ağız gargaralarının çoğu alkol içeriyor. Gargaradaki alkol ağzınızdaki dokuları kurutabilir ve bakterilere karşı daha hassas hale getirebilir.

9. Dişlerinizin arasını diş ipliğiyle temizleyin. Aynaya bakmadan temizlemeye alışırsanız, arabada, yatakta ve önemli toplantı öncesinde dişlerinizi diş ipiyle temizleyebilirsiniz.

10. Sabahları kalkınca ve gece yatmadan mutlaka dişlerinizi fırçalayın. Sabahları kalkınca yapacağınız ilk iş dişlerinizi fırçalamak olmalı. Böylece uyurken üreyen plak ve bakteriyi yok etmiş olursunuz.

Süt dişlerinin öneminin farkında olmak gerekiyor

Pazartesi, Mart 1st, 2010

Süt dişlerinin önemi ve tedavisi hakkında bilgiler sırası ile şöyle. ve ayrıca süt dişleri çocukların beslenme döneminde önemli rol oynar

Bunların yanında aşağıdaki gibi bir görüntü, hiç kimsenin çocuğunda görmek istemeyeceği ciddi estetik sorunlara yol açmaktadır.

Süt dişleri kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için korumakta ve kalıcı diş sürerken ona rehberlik yapmaktadırlar.
Süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal yer tutuculuk fonksiyonu da ortadan kalkmaktadır.

Süt dişlerindeki çürükler tedavi edilmeli mi?

Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri, ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve çirkin görüntüye yol açar.

Çocukluk dönemindeki tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine (romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar) sebep olabilecektir.

Yukarıdaki nedenlerden ötürü süt dişlerindeki çürükler, “Nasıl olsa yerine yenileri gelecek” yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir.

Süt dişlerindeki çürükler; ağrı ile çocuğun çok küçük yaşlarda tanışmasına ve gelecekte bazı fobileri olmasına neden olabilir. Ayrıca bu çürükler süt dişlerinin çok erken kaybına neden olabilir.