Genel | Suna Dumankaya > Ahmet Maranki > İbrahim Saraçoğlu > Ender Saraç - Part 15

Genel

Sponsorlu Bağlantılar

vucut direncinin sebebi nedir? halsizlik belirtileri

Pazartesi, Mart 15th, 2010

Vücut direncini düşürüp, halsizlik, baş dönmesi ve çabuk yorulmaya sebep oluyor..


Bolu Sağlık İl Müdürü Dr. Dursun Koç, kansızlığın, tedavi edilmediği takdirde önemli sağlık sorunlarına neden olabileceği uyarısında bulundu. Koç, “Gebelerde bebek ölümleri artabilir. Düşük kilolu bebek doğurma ve erken doğum riski oluşuyor. Vücut direnci düşer ve hastalıklar daha sık görülür.” dedi.
null

Dr. Koç, yaptığı açıklamada, kansızlığın (anemi) kan hastalıkları için de en sık rastlanılan durum olduğunu söyledi. Dr. Koç, dünyada her 5 erkekten birinin, her 3 kadından birinin, her 2 gebeden birinin ve her 5 çocuktan ikisinde kansızlık olduğuna dikkat çekti. Kansızlığın en çok bayanlarda (özellikle gebelerde) ve çocuklarda daha yaygın olduğunu kaydeden Dr. Dursun Koç, “Yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, çabuk yorulma, çalışma kapasitesinde azalma, sık hastalanma, iştahsızlık, bulantı, ciltte, göz kapaklarının iç kısmında ve avuçta solukluk, çarpıntı ve nefes darlığı, daha fazla üşüme, konsantrasyon bozukluğu gibi belirtileri var.” diye konuştu.

Dr. Koç, kansızlığın tedavi edilmediğinde ya da geciktirildiğinde önemli sonuçlara neden olabileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gebelerde bebek ölümleri artabilir, düşük kilolu bebek doğurma ve erken doğum riski artar. Vücut direnci düşer ve hastalıklar daha sık görülür. Doğum sonrası lohusalık dönemi problemleri artar. Bebek ve çocuklarda; büyüme yavaşlar. Fiziksel aktivite azalır. Hastalıklar daha sık görülür. Algılama, öğrenme ve yorumlama fonksiyonları azalır, dikkat dağılması, yorgunluk ve ilgisizlik artar (okul başarısı düşer). Yetişkinlerde; sürekli yorgunluk hissi vardır, halsizlik oluşur, iş gücü azalır. Hastalıklar daha sık görülür.”

Dr. Dursun Koç, demirin kan yapımında gerekli olan temel maddelerden biri olduğuna vurgu yaparak, demir bakımından zengin olan besinlerin tüketilmesini önerdi. Dr. Koç, bu besinleri şöyle sıraladı: “Kırmızı et, sakatat, yumurta, kabuklu deniz mahsulleri ve balık (en zengini somon). Bitkilerden buğday, mısır ve yulaf taneli olduğunda demirden daha zengin durumda. Diğer pek çok vitamin ve mineral gibi demir de özellikle tahıl tanelerinin dış kısmında bulunur. Kuru üzüm, kuru kayısı, kuru erik, badem, fıstık, ceviz gibi kuruyemişler ile çekirdekler demir yönünden çok zengin olmamakla beraber yeterli düzeyde demir içerirler. Bir çorba kaşığı pekmezde yaklaşık 3 mg demir bulunur. Günde bir bardak portakal suyunun içilmesi bitkilerden alınan demirin emilimini bir kat artırırken, çay ve kahve tüketimi demir emilimini yüzde 75 oranında azaltmakta.”

Dr. Koç, yemeklerde çay ve kahveden kaçınılması gerektiğine işaret ederek, “Çünkü bu gıdalar demiri bağlayıp bağırsaklardan emilimini azaltan maddelerdir. Kültürümüzde çay tüketimi önemli yer tutmakta. Bu sebeple tamamen vazgeçmek olası olmadığından en azından yemeklerden yarım saat sonra makul miktarlarda tüketilmeli. Süt ve sütlü mamuller demir emilimini engelleyeceğinden ilaç ile birlikte alınmamalı. C vitamini demir emilimini artırırken hemoglobin üretiminde de önemli yer tutar.” diye konuştu.

kadınlar erkeklere açık ara fark attı: nasıl mı?

Pazartesi, Mart 15th, 2010

Yapılan yeni bir araştırmaya göre orta yaşlı kadınların hafızaları aynı yaş grubundaki erkeklere oranla daha iyi. Orta yaşlı kadınların hafızalarının, aynı yaş grubundaki erkeklerin hafızalarından daha iyi olduğu bildirildi.

null
İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberinde, 50 yaşındaki kadınların hafıza testlerinde aynı yaştaki erkeklerden daha iyi performans gösterdikleri, kelimeleri daha hızlı ve daha doğru hatırladıkları belirtildi.

Londra Üniversitesi’nden bir grup bilim adamının yaptığı araştırma çerçevesinde, 9600 kadın ve erkeğe hafıza testleri yapıldı. Deneklerden önce 10 kelimeyi hatırlamaları, 2 dakika sonra bu kelimeleri tekrar anımsamaları ve 5 dakika sonra da 10 kelimeden 5′ini saymaları istendi.

Kadınların her üç testte de erkeklerden daha başarılı oldukları gözlenirken, araştırmayı yürüten bilim adamlarından Matthew Brown ve Brian Dodgeon, erkeklerin sözlü hafıza testlerinde, özellikle de ertelenen hafıza testinde kadınlardan önemli ölçüde daha başarısız olduklarını söylediler.

Hafıza testlerinin ilkinde kadınların erkeklerden ortalama olarak yüzde 5, ikinci testte yaklaşık yüzde 8 daha başarılı, üçüncü testte de erkeklerden daha hızlı oldukları görüldü.

Yapılan dördüncü testte deneklerden bir dakika içinde hatırlayabildikleri kadar çok hayvan ismi söylemeleri istenirken, erkek ve kadınların bu testte ortalama 22 hayvan ismiyle aynı sonucu elde ettikleri ortaya çıktı.

uyrken neden susamayız sebebleri nelerdir?

Pazartesi, Mart 15th, 2010

Yapılan bir araştırma bu çok merak edilen sorunun cevabını ortaya koydu… Kanada’da gerçekleştirilen son bir araştırma, geceleri uyurken niçin susamadığımızı ve normalde niçin tuvalete kalkmadığımızı açıklıyor.
null
Buna göre iç saatimiz su ihtiyacından sorumlu hormonu çalıştırmakta. Beden, su ihtiyacını gece susuzluğu için rezerv yaratarak ve fazlalığı idrarla atarak ayarlamakta. Düşük sıvı seviyesinin belli başlı sinir hücresi grubu (osmosensörik nöronlar/osmosensory neurons) tarafından etkinleştirildiği zaten biliniyordu. Bunlar ise diğer bir grubu, kanda vasopresin salgılaması için uyarmakta. Vasopresin hormonu bedene sıvı depolama sinyali veriyor. Vasopresin hormonu uyku sırasında önemli ölçüde artarken, gündüz ritmini çalıştıran nöronların etkinliğini azaltmakta.

Montreal McGill Üniversitesi Sağlık Merkezi’nden Eric Trudel ve Charles Bourqe, Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmalarıyla, düşük etkinliğin vasopresin salgısına neden olup olmadığını incelemişler. Bu amaçta fare nöronları elektriksel olarak uyarılmış ve hücreler arasındaki iletişim kaydedilmiş. Buna göre “saat nöronları” su ayarından sorumlu bir anahtar görevini görüyorlar. Nöronların etkinliği yüksekse vasopresin salgısı engellenmekte, etkinlik düştüğündeyse hormon sargılanıyor. Bu da bedenin su rezervlerini korumasını ve gece susuz kalmamasını sağlamakta.

İlkbahar geliyor hazırmısınız?

Cumartesi, Mart 13th, 2010

saatlerimizi hemen mevsime göre hazırlayalım bahar geliro, ardındanda yaz kilo verme egsersiz yapmamız gerekiyor
null

Bahar, doğayla birlikte sizi de yenilemeye geliyor. Karanlık ve soğuk havaların etkisinden kurtulun artık! Güneşli ve sıcak havalara geçerken, yeni şartlara uyum sağlamaya çalışan bedeninize destek olmanız gerek. Eski çağlardan beri, insanların her bahar ruh hallerinde değişimler olduğu biliniyor. Hatta bu değişimlere ayak uydurmak ve hazırlanmak için Hıdırellez, bahar şenliği, bahar temizliği gibi ritüeller geliştirilmiş. Peki modern çağda, biz bu değişime nasıl adapte olacağız? Uzmanlar, formülün doğru beslenmek, egzersiz yapmak ve iyi hissetmek olduğunu söylüyor. Sabah yataktan kalkarken zorlanıyor, gün içinde bitkin hissediyorsanız, biyolojik saatinizi yeniden kurmanıza yardımcı olmak için önerilerimiz var. Fazla kilolar ve depresyonla vedalaşabilir, bağışıklığınızı güçlendirip enerji kazanabilirsiniz.

Baharda ne oluyor?

Mevsim geçişleri, metabolizmamızda bazı değişikliklere sebep olduğu gibi, yorgunluğa ve ruhsal sıkıntılara da yol açabiliyor. Kas ağrıları, omuz, sırt ve boyun ağrıları, baharın gelişiyle artıyor, konsantrasyon bozukluğu, aşırı sinirlilik, hafıza zayıflaması ve uyku bozuklukları görülebiliyor.

Baharda nasıl beslenmeli?

Bahara girerken, beslenme şekliniz mevsim değişiminin bünyenize getirdiği sıkıntıları hafifletebilir ya da daha da artmasına neden olabilir. Depresyon ve isteksizliğin temel nedeni, vücudunuzdaki enerji düşüklüğü. Bu durumda yapılması gereken, enerji verecek besinleri tüketmek. Mevsim sebze ve meyvelerinden tüketmek, vücudunuzun ihtiyacı olan değişimlere ayak uydurmanıza yardımcı olacak. Aman dikkat! Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte, fazla kilolardan kurtulmak için yapılan sağlıksız, düşük kalorili diyetler de depresyona yol açıyor. Bunun verine egzersiz yapmalı ve dengeli beslenmelisiniz.

Değişimin getirdiği stresle beraber, mide ülseri ve psikosomatik bağırsak problemi(kolit, irritabl bağırsak sendromu) yaşayanlar, migreni olanlar ve depresyon ya da panik atak geçirenler, manik-depresifler, ilkbahardan daha fazla etkileniyorlar. Bu şikâyetleri yaşıyorsanız, mutlaka düzenli doktor kontrolüne gidin.

B ve C vitaminleri, folik asit, magnezyum, demir, potasyum ve çinkodan zengin gıdalar (ıspanak, mısır, muz, kayısı, çilek, kepekli un, kepekli pirinç, yulaf, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri, üzüm, badem, fındık) bol tüketilmeli. Ginseng ve gingko biloba çayları da yorgunluğa iyi gelir, enerji verir, size bu dönemi atlatmakta yardımcı olur.

Bahar Diyetleri

Elbette gerçek bir diyet programı kişiye özeldir. Ama baharda fazla kilolarınızdan kurtulmak istiyor ve bahar sendromuna yakalanmaktan korkuyorsanız fikir edinebilirsiniz. Afiyet olsun.

Diyetisyen Gülşah Yüce öneriyor:

Pazartesi

Sabah

1 bardak süt
1-2 baş parmağı büyüklüğünde orta yağlı peynir
1 porsiyon meyve ya da 1 tatlı kaşığı pekmez
1 küçük kase mevsim yeşillikleri
1-2 ince dilim ekmek

Ara

1-2 adet galeta ya da 3-4 adet düşük kalorili bisküvi
1 porsiyon meyve

Öğle

1 kepçe çorba
1 porsiyon sebze yemeği
2 köfte kadar kırmızı et ya da 3 köfte kadar beyaz et
Bol salata
1-2 ince dilim ekmek

Ara
1 adet beyaz peynirli tost

Akşam

1 porsiyon sebze yemeği
1 su bardağı kadar yoğurt
Salata
1-2 ince dilim ekmek

Gece

Yatmadan 1-2 saat önce 1-2 porsiyon meyve

Salı

Sabah

1-2 baş parmağı büyüklüğünde orta yağlı peynir
1 porsiyon meyve ya da 1 tatlı kaşığı pekmez
1 küçük kase mevsim yeşillikleri
1-2 ince dilim ekmek

Ara

1-2 adet galeta ya da 3-4 adet düşük kalorili bisküvi
1 porsiyon meyve

Öğle

1 adet ton balıklı ya da tavuklu sandviç (light mayonez-ketçap kullanılabilir, domates ve morula tatlandırabilirsiniz)
1 su bardağı kadar taze meyve suyu ya da ayran.

Ara

1 çay bardağı kadar yoğurt ve 1 porsiyon meyve ya da 1 küçük kutu meyveli yoğurt

Akşam

1 porsiyon sebze yemeği
2 köfte kadar kırmızı et ya da 3 köfte kadar beyaz et
1 çay bardağı kadar yoğurt
Salata
2 dilim ekmek

Gece

Yatmadan 1-2 saat önce 1 bardak süt

Çarşamba

Sabah

1 bardak süt
4 yemek kaşığı bol tahıllı kahvaltılık gevrek
1 porsiyon meyve ya da 1 tatlı kaşığı kadar pekmez

Ara

1 porsiyon meyve

Öğle

2 köfte kadar kırmızı et ya da 3 köfte kadar beyaz et
4-6 yemek kaşığı pilav ya da makarna
Bol salata
1 ince dilim ekmek

Ara

1 küçük porsiyon sütlü tatlı

Akşam

1 porsiyon sebze yemeği
1 su bardağı kadar yoğurt
Salata
2 ince dilim ekmek

Gece

Yatmadan 1-2 saat önce 1 porsiyon meyve
Beslenme tüyoları

B ve C vitamini tüketin: B vitaminleri açısından zengin; tahıllar, fındık, ceviz, badem, yumurta, dana eti, balık, yeşil yapraklı sebzeler, esmer pirinç ve kuru baklagilleri çekinmeden yiyebilirsiniz. C vitamini takviyesi içinse; taze sebze, meyveler ve kuşburnu çayı yaşamınızda mutlaka yer almalı. Ayrıca mevsim sebze ve meyvelerini bolca tüketmeye çalışmalısınız.

Alkol ve sigara: Bu dönemde alkol ve sigara tüketiminden mümkün olduğunca uzak durun. Eğer sigara ve alkol tüketiyor ya da kalitesiz besleniyorsanız, B kompleks ve C vitamini takviyesi alın.

Bol su için: Isınan havayla birlikte, vücudun sıvı-mineral dengesini korumak amacıyla, günde en az iki litre su tüketin.

Bahar güzelliği

Kışın yıpratıcı etkisini üzerimizden atmak için, bu ay profesyonel bir bakım merkezine uğramak iyi fikir. Güzellik ve SPA merkezleri bu dönemde vücudumuzu bahara hazırlamak için detoks ve bakım kürlerinden oluşan programlar, sunuyorlar. Kendinizi evde A» yenilemek istiyorsanız ve bakıma ayıracak fazla vaktiniz yoksa, bizim önerdiğimiz doğal kürleri uygulayabilirsiniz.

Enerjiyi geri kazanmak için

Uyku: Vücudun biyo ritmini dengede tutmanın yolu kaliteli uyku uyumaktan geçiyor. Erken yatıp erken kalkmak, her gün aynı saatte uyumak, stresi azaltır.

Alışkanlıklar: Aşırı kafein, sigara, alkolden uzak durmak gerekir. Bol bol su içmek şart.
Düzenli egzersiz: Egzersiz yapmak mutluluk hormonu salgılanmasına yardım ediyor.

Güneş ışığı: Güneşli günlerde, açık havada yürüyüş yapmak mevsimsel depresyondan çıkmak için önemli. Mümkünse oksijenin yoğun olduğu deniz kenarı ve yeşil alanları tercih edin. Bütün gün kapalı, güneş almayan mekânlarda çalışanlar öğle tatillerinde, dışarı çıkarak güneşten yararlanmalı.

Beslenme: Vitamin ve mineral açısından dengeli beslenmek enerji ihtiyacını destekler.

Kendini mutlu etmek: Pozitif düşünmek, hayattan zevk almak, baharın getirdiği güzelliklerden yararlanmak, geleceğe olumlu bakmak, baharın kendimizi yenilemek, canlandırmak için fırsat olduğunu düşünmek bize kendimizi mutlu hissettirir. Balkonunuzda, bahçenizde, evde ya da işyerinde birkaç bitki ve çiçek yetiştirin. Hiçbiri işe yaramıyorsa bir bar çikolata yiyin!

Arkadaşlar: Mutsuz, bezgin, her şeyden yakınan, memnuniyetsiz insanlardan uzak durun. Bunun yerine enerjik, gülebilen ve güldüren kişilerle birlikte olun.

Profesyonel yardım alın

Eğer tekrarlanan mevsimsel depresyon öykünüz varsa mutlaka bir uzmana danışın. Diğer depresyonlarda olduğu gibi mevsimsel depresyon da tedaviye iyi yanıt tedavisi, kısa süreli psikoterapiler, bilişsel-davranışçı terapi, ışık tedavisi, uyku ve iştah bozukluklarında kullanımı gibi tedavi seçenekleri var.

Bahar depresyonuna mı giriyorum?

Mevsimin ilk günlerinde başlayan enerji azlığı, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, mutsuzluk, sıkıntı, uyku bozuklukları ve iştah değişiklikleri mevsimsel depresyonun belirtileri.

Doğal enerji kremi

1 adet muz, 1 kaşık bal ve 1 adet limon kabuğu rendesini karıştırıp, ezerek krem kıvamına getirin.Yüzünüze uyguladıktan 20 dakika sonra durulayın.

Kaya tuzu masajı

Spa merkezi ya da hamama uğrama zamanı geldi. Cildi ölü derilerden arındırmak için kese ya da peeling işlemi yatırmalısınız. “Kendi banyomdan çıkmam” diyorsanız, ılık duş sonrası aktardan edinebileceğiniz kaya tuzuyla vücudunuza masaj yapın. Durulandıktan sonra cilt tipinize uygun kremle vücudunuzu nemlendirmeyi unutmayın.

Çikolata bakımı

Yumuşacık bir ten için, yarım bardak kakao, 1 çorba kaşığı süt kreması, 1 kaşık bal ve 1 damla badem yağını karıştırıp yüzünüze sürün. 15 dakika sonra durulayın.

Doktor bilgileri sorgulama sayfası

Perşembe, Mart 11th, 2010

doktor bilgilerini sorgulamak için tıklayınız

null
Ulusal Doktor Veri Tabanı/Doktor Bilgi Bankası veri tabanında herhangi bir hata, eksiklik olan Pratisyen Hekim ve Diş Hekimleri aşağıda istenen belgelerle birlikte Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğüne, Uzman Hekimlerimiz ise Bakanlığımız Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğüne müracaat edeceklerdir.
- İl Sağlık Müdürlükleri ise Pratisyen Hekim ve Diş Hekimlerine ait belgeleri Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğüne, Uzman Hekimlere ait belgeleri ise Bakanlığımız Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğüne haftalık olarak göndereceklerdir.
DİPLOMA TESCİL NUMARALARI ve HEKİM KAŞELERİNE İLİŞKİN GENELGE 2007/21 için tıklayınız…
DÜZELTME İÇİN İSTENEN BELGELER
1. TC Kimlik Numarası Eksik olanlar için;
Sadece T.C. Kimlik Numarası olan Nüfus Cüzdanı veya Fotokopisi ile müracaat edilmesi yeterli olacaktır.
2. Eğitim Bilgileri düzeltmeleri için;
a) Diploma Bilgileri hatalı olanlar için: Diplomanın fotokopisi
b) Uzmanlık belgesi bilgileri hatalı olanlar için: Uzmanlık belgesinin fotokopisi