Sezaryen doğumlar

Sezaryen doğumlardaki aşırı artış uzmanları şaşırttı.

İzmir’de 1998′de yüzde 21 olan sezaryen oranı yüzde 41-83′e çıkınca, ‘patlama’nın nedenleri araştırılmaya başlandı. Türk kadınları, sezaryenle doğumu sevdi. Dünya Sağlık Örgütü’nün öngördüğü yüzde 5-15 arası sezaryenle doğum oranı, İzmir’de kat kat aşıldı.

İzmir Sağlık Müdürlüğü bu yılın ilk dokuz ayında devlet hastanesinde yüzde 41, diğer kamu hastanelerinde yüzde 70, özel hastanelerde yüzde 83 sezaryenle doğum oranı saptayınca, bu patlamanın nedenini anlamak için bir bilimsel kurul oluşturuldu. Türkiye genelindeki devlet hastanelerinde de bu yıl 660 bin doğumun 242 bini sezaryenle oldu.

İzmir İl Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Neşe Nohutçu, Ege Perinatoloji Derneği’nin ‘Sezaryen-normal doğum’ başlıklı toplantısında, sezaryen oranlarında 2005 yılı rakamlarına göre de artış yaşandığını belirterek, kente ilişkin şu rakamları verdi:

“Dünya Sağlık Örgütü’nün sezaryenle doğumda öngördüğü oranlar yüzde 5-15. 1998′de sezaryen oranı yüzde 21.2′ydi. Bu oranın 2003′teki aynı araştırmada yüzde 40′a yükseldiği saptandı. Bu oranlar Kuzey Amerika’da yüzde 23, Arjantin, Brezilya, Şili’de yüzde 60, Hollanda, Belçika ve Britanya’da yüzde 20.”

Özel hastanelerde artış
Buna karşılık İzmir’de yapılan araştırmadaysa 2005 istatistiklerinde devlet hastanelerinde sezaryen oranının yüzde 41′e çıktığını belirten Nohutçu, şöyle devam etti:

“Aynı yıl üniversite, askeri, belediye hastaneleri gibi diğer kamu hastanelerinde sezaryenle doğum oranı yüzde 67 olarak saptandı. Özel hastanelerde ise 100 doğumdan 18′i normal, sezaryen oranı yüzde 82. 2006′nın ilk dokuz aylık verilerine göre devlet hastanelerinde sezaryen oranı geçen yılla aynı, yüzde 41. Diğer kamu hastanelerinde sezaryen yüzde 70′e çıkmış. Özel hastanelerde de oran bir yılda bir puan artarak yüzde 83′e çıkmış.”

Dr. Nohutçu, iki doğum yöntemini şöyle değerlendirdi:
“Hekim, riskleri iyi hesaplayıp bu risklere göre yöntemi belirlemeli. Hasta sezaryen istese bile, mutlaka iki yöntem hakkında da iyice bilgilendirilmeli. Bizim isteğimiz, sezaryene sosyal nedenle değil, gerçek tıbbi nedenlerle karar verilmesi. İlimizde sezaryen oranları çok yüksek. Bunun nedenlerinin belirlenmesi için Ege Üniversitesi, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Konak Dr. Hayri Üstündağ Kadın Hastalıkları Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Ege Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi ile iki ilçe hastanesinden uzmanların yer aldığı bir bilimsel komisyon oluşturuldu.”

Dr. Nohutçu, bu arada İzmir’in tüm bölgeye hizmet verdiğini, riskli vakaların bu kente sevki nedeniyle sezaryenin daha fazla görülmüş olabileceğini de sözlerine ekledi.

Türkiye geneli nasıl?
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bu yılın ilk 10 ayında, devlet hastanelerinde 660 bin 110 doğumdan 242 bin 569′u sezaryen. Özel hastanelerdeki doğumların kaçının sezaryen olduğu ise kesin bilinmiyor.

Benzer Başlıklar

  • Gebelikte erken sorunlarıGebelikte erken sorunları Gebelikte erken Genç yaştaki anne adayları doktor kontrolünde vitamin alarak hamileliklerine devam edebilirler. İyi bir bakım ve beslenme çocuğun sağlıklı gelişimini sağlar. Erken yaşta […]
  • Doğumdan Sonra Doğru Beslenme Doğumdan Sonra Doğru Beslenme neden ve nasıl Doğumdan Sonra Doğru Beslenmebiliriz.. Doğumdan sonra bebekler anne sütünü tek başına 6 ay boyunca almalıdırlar. Emzirmeye, doğum şekli normal veya sezaryen olsun, mümkün […]
  • KALP ÇARPINTISININ NEDENLERİ SEBEBLERİ BELİRTİLERİKALP ÇARPINTISININ NEDENLERİ SEBEBLERİ BELİRTİLERİ DOKTOR UZMANLAR Kalp çarpıntısını ciddiye almamız gerektiğini açıkladılar. Çarpıntıda özellikle kişinin çarpıntı ile neyi hissettiği, nasıl ve ne zaman başlayıp bittiği, süresi, ek […]
Genel